Hırvatistan

Dubrovnik

Adriyatik’in incisi diye bahsedilen Dubrovnik bu ünvanı fazlasıyla hakkediyor. Tabiatın uyanmaya başladığı bahar aylarında farklı bir atmosfere bürünen şehir, büyüleyici kalesi, hareketli caddeleri, plajları, günbatımı ve akla gelebilecek tüm güzellikleri ile Balkanlar’ın dört mevsimi ayrı güzel eşsiz noktalarından bir tanesi.

PAYLAŞ:

Krka - Plitvice - Paklenica

Krka, şelaleler, yemyeşil düzlükler ve ufak göletlerin bulunduğu botanik bir cennet. Şelalelerin yer yer oluşturduğu göletler çevresinde yer alan şirin kafelerde de kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Metrelerce yükseklikten aşağıya dökülen şelaleler, berrak göller, azameti ile sizi kendinize hayran bırakan kanyon ve tepelere sahip Plitvice ise ölmeden görülmesi gereken yerlerden biri olarak kabul ediliyor. Paklenica ise özellikle dağcıların ve tırmanışa meraklı turistlerin uğrak noktası.

PAYLAŞ:

Sibenik

Hırvatistan’ın bir diğer liman kenti Sibenik’in mimarisi özellikle 15. ve 16. yy Kuzey İtalya ve Toskana bölgesinin etkilerini açıkça yansıtıyor. Taş evlerin yeşil ahşap panjurlarının etrafını saran mor erguvanlar sizde İtalya’daymışsınız hissi uyandırıyor. Sibenik’in eski şehir bölgesinde ziyaret edilmesi gereken 3 nokta var. Aziz Jakov Katedrali, St. Barbara Kilisesi ve Sibenik Kalesi. Eğer Sibenik'e yolunuz düşerse bu üç yapıyı görmeden şehirden ayrılmayın deriz.

PAYLAŞ:

KONUM

Kuzeyde Slovenya, kuzeydoğuda Macaristan, doğuda Sırbistan, güneydoğuda Bosna-Hersek ile sınır komşusudur. Ülkenin güney kısmında uzanan Dalmaçya'nın sonunda Karadağ ile de kara sınırı bulunur. Batısında Adriyatik Denizi'ne kıyısı vardır.

Önemli Şehirler

-

PAYLAŞ:

FOTOĞRAFLAR

HİKAYELER

Ece Kundakoğlu -­ Hırvatistan

Güneye indikçe havanın ısınmaya başladığını ve Akdeniz ikliminin sıcaklığını fazlasıyla hissediyorsunuz. Hırvatistan’da ilk durağımız Plitvice’ydi. Plitvice Milli Parkı, turkuaz renkli göllerin yer yer şelaleler ile dolduğu muhteşem bir atmosfere sahip. Ağaçların tomurcuklanmaya başladığı ve kar sularının eriyip şelaleyi heybetli bir hale çevirdiği bahar ayları bölge için ziyarete en uygun dönemler.

Plitvice’den sonra ise soluğu Hırvatistan’ın en şirin liman kentlerinden biri olan Sibenik’te alacaktık. Fakat özellikle dağcıların ve tırmanışa merakı olanların uğrak noktası Paklenica’ya da uğramadan yapamadık. Paklenica doğası ile dağcılara büyük nimetler sunuyor. Biz de tırmanış takımlarımızı kuşanıp ufak bir macera yaşadık burada. Sonrasında Sibenik’e olan seyahatimize kaldığımız yerden devam ettik.

Sibenik gerçekten tarih kokan bir şehir. Mimarisi özellikle Kuzey İtalya’nın mimarisi ile çok büyük benzerlikler taşıyor. Taş evlerin yeşil panjurlarını sarmalayan mor erguvanlar baharı gelişinin habercisi bu şehirde. Şehrin en önemli ve en çok ziyaret edilen noktası ise Aziz Jakov Katedrali. Katedral UNESCO Dünya Kültür Mirasları arasında yer alıyor ve koruma altına alınmış durumda. Birkaç yıl öncesine kadar Balkanlar’da yaşanan savaşın tahribatını üzerinde taşısa da şimdi restore edilmiş ve eski ihtişamını kazanmış. Sibenik’in liman kenti olması mutfağında da muhteşem bir etki bırakmış. Deniz ürünlerinin lezzeti ve çeşitliliği günün her öğününde sizleri fazlasıyla mutlu ediyor.

Sibenik’in ziyaret edilmesi gereken yerlerinden biri de Krka Milli Parkı. Krka Nehri’nin yer yer göller yer yer de şelaler oluşturduğu Krka, tabiatı ile sizi kendine aşık edebilir. Gürül gürül akan şelaleleri seyrederken bir yandan da kahvenizi yudumlayacağınız kafelere sahip Krka Milli Parkı ortalama 1 saatte dolaşabileceğiniz bir parkura sahip. Bu parkurda yürüyerek muhteşem bir tabiata sahip Krka parkının en güzel noktalarını dolaşabilirsiniz.

Krka’dan sonra ise Adriyatik’in incisi Dubrovnik’e doğru yola çıkıyoruz. Dağların ardından inişe geçtiğiniz zaman Dubrovnik, cennetten bir köşe gibi karşınıza çıkıyor ve eski şehrin tarih kokan atmosferi ile size merhaba diyor. Dubrovnik, doğal bir film platosu adeta. Özellikle benim merak ettiğim Balkan şehirlerinin başında gelen Dubrovnik, özenle korunmuş tarihi yapısı ve sokakları ile sizi bir film setinde gibi hissettirirken denizi, kumu ve güneşi ile de içinizi kıpır kıpır ettiriyor.

-

Erkin Kundakoğlu - Hırvatistan

Plitvice Milli Parkı, nehirlerin ufak gölcükler oluşturduğu ve büyük şelalelerin gölleri gürül gürül doldurduğu bir milli park. Manzarası ve ziyaretçilerde uyandırdığı duygular göz önüne alındığında Balkanlar’da ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Hele bir de bahar aylarında ziyaret ederseniz doğanın uyanışının canlı tanığı oluyorsunuz.

Plitvice’den sonra Hırvatistan’ın en İtalyan şehri diye tanımlayabileceğim Sibenik’e geçerken özellikle dağcıların uğrak noktası Paklenica’ya uğruyoruz. Metrelerce yüksek dağların arasında oluşturulmuş Paklenica Milli Parkı’nda dolaşırken birkaç metrede bir tırmanış yapan ziyaretçilerle karşılaşıyorsunuz. Biz de merak ettik ve dağcı ekipmanlarımızı kuşanıp ufak bir tırmanış deneyimi yaşadık. Sonra da Sibenik’e doğru tekrar yolumuza devam ettik. Sibenik için en İtalyan şehri dedim çünkü kuzey İtalya’nın mimari izlerini taşıyan Sibenik, özellikle Toskana bölgesine çok benziyor. Yeşil panjurlu taş evleri, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, sardunyaları, erguvanları ve güler yüzlü mutlu insanları ile içinizi fazlasıyla ısıtıyor. Ayrıca bir liman kenti olması sebebi ile yaşanılası bir iklime de sahip. Mutfağı da deniz ürünlerinin en lezzetlileri ile bezenmiş. Sahil boyunca ufak restoranlarda şirin garsonların hizmet ettiği ve birbirinden lezzetli yemeklerin yer aldığı bu şehirde birkaç gün güzel anılar yaşayabilirsiniz. Ayrıca Sibenik’e çok yakın bir mesafede yer alan Krka da, bu şehre ayrı bir anlam katıyor. Krka, adeta bir doğa harikası ve yeryüzüne bahşedilmiş bir cennet. Geniş şelalelerin, yemyeşil düzlüklerin, ufak göllerin, gürül gürül akan nehirlerin oluşturduğu Krka Milli Parkı, Hırvatistan seyahatinizde ziyaret edilmesi gereken bir nokta.

Gönlümüz Krka’da kalsa da Adriyatik’in incisi Dubrovnik’e doğru hareket ediyoruz. Yolda hepimizin içi kıpır kıpır ediyor. Bu turda belki de herkesin en fazla merak ettiği şehirlerden biri. Ve sonunda varıyoruz. Her detayı ile bizde büyük bir hayranlık uyandıran Dubrovnik’in sokaklarındayız artık. Özellikle Eski Şehir diye tabir edilen bölge şehrin dolaşılması gereken yerlerinin başında geliyor. Kale duvarları, özenle korunmuş tarihi binaları, dar sokakları, limanı, kiliseleri, çeşmeleri, denizi, kumu güneşi ve mutfağı ile eşsiz bir şehir burası. Kalenin devasa kapısından girerek dolaşmaya başlıyoruz eski şehri. Attığımız her adımda tarihe tanıklık ediyoruz. Onforio Çeşmesi, Sponza Sarayı, tarihi saat kulesi, St. Blaise Kilisesi uğradığımız noktalardan... Ayrıca meraklı olanlar için Avrupa’nın en eski eczanesi de bu şehirde yer alıyor.

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA

ŞEHİR

Dubrovnik:
Hırvatistan’ın Adiryatik kıyısındaki masalsı şehri Dubrovnik... Büyüleyici kalesi, hareketli caddeleri, plajları, günbatımı ve akla gelebilecek tüm güzellikleri ile Balkanlar’ın dört mevsimi ayrı güzel eşsiz şehirlerinden bir tanesi. Şehrin sokaklarında dolaşırken kendinizi bir film setinde hissedebilirsiniz. Çünkü her köşesi özenle korunmuş bu şehir, tarihe tanıklık etmek isteyenlerin, bahara sıcak bir merhaba demek isteyenlerin, denizin ve güneşin tadını çıkarmak isteyenlerin bir arada olduğu bir nokta.

Dubrovnikte neler yapılır diye sorarsanız öncelikle şehrin en yüksek tepesine teleferikle çıkıp şehre bir tepeden bakabilirsiniz. Gezilip görülecek yerlerin tümü eski şehir adı verilen küçük bölgede toplanmış durumda. Bu nedenle teleferikle tekrar şehre indikten sonra Dubrovnik Kalesi’nin surlarına çıkabilir ve kendinizi Ortaçağ’da hissedebilirsiniz. Onforio Çeşmesi, tarihi saat kulesi, Sponza Sarayı, Orlando Sütunu, St. Blaise Kilisesi ve Dominican Manastırı da şehir de görülmesi gereken yerlerden. Ayrıca meraklı olanlar için Avrupa’nın en eski eczanesi de bu şehirde yer alıyor. Franciscan Manastırı içerisinde yer alan bu eczanenin küçük bir kısmı hala aktif. Kalan kısım ise müze olarak kullanılıyor.

Sibenik:
Hırvatistan’ın bir diğer liman kenti Sibenik, küçük ama gezildiğinde çok güzel hisler uyandıran bir şehir. Sibenik şehrinin mimarisi özellikle 15. ve 16. yy Kuzey İtalya ve Toskana bölgesinin etkilerini açıkça yansıtıyor. Taş evlerin yeşil ahşap panjurlarının etrafını saran mor erguvanlar sizde İtalya’daymışsınız hissi uyandırıyor. Sibenik’in eski şehir bölgesinde ziyaret edilmesi gereken 3 nokta var. Bunlardan ilki Aziz Jakov Katedrali. Katedral UNESCO Dünya Kültür Mirasları arasında yer alıyor ve koruma altına alınmış. Savaşta büyük hasar görmüş olmasına rağmen son yıllarda restore edilmiş ve eski ihtişamını geri kazanmış. Bir diğer nokta ise St. Barbara Kilisesi... Kilise 15. yy’da inşa edilmiş ve değişik bir görünüme sahip. Ayrıca ön duvarında bulunan saat hala çalışmakta. Son olarak da Sibenik Kalesi ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri. Şehre tepeden bakmak isteyen ziyaretçiler için eşsiz bir nokta.

Sibenik’in biraz dışına çıktığınızda ise adeta bir cenneti andıran Krka Milli Parkı ile karşılaşıyorsunuz. Hırvatistan’a bahşedilen en güzel doğa harikalarından biri Krka... Krka Nehri’nin irili ufaklı şelaleler oluşturduğu bu milli park özellikle bahar aylarında kar sularının erimesi ile birlikte muhteşem bir debiye ulaşan Krka nehrinin azameti ile sizi karşı karşıya bırakıyor. Yaklaşık olarak 1 saat gibi bir sürede dolaşabileceğiniz parkta, nehrin üzerindeki asma köprülerden geçip, şelalelerin buz gibi suyundan içebilir, nehrin kenarında bulunan kafelerde muhteşem bir manzara eşliğinde kahvenizi yudumlayabilir ve eğer soğuğa dayanıklıysanız nehrin yer yer gölcükler oluşturduğu bölgelerinde yüzebilirsiniz.

Paklenica:
Tırmanış yapmak isteyenlerin Hırvatistan’daki uğrak noktalarından biri olan Paklenica, devasa bir kanyonn tam ortasında bulunuyor. Her seviyede dağcılar için uygun parkuları bulunan Paklenica, ayrıca doğanın naifliği ile devasa tepelerin ve kayaların heybetinin bir arada görüldüğü bir nokta. Eğer tırmanışa merakınız varsa Hırvatistan turunuzda Paklenica’yı da listenize eklemeyi unutmayın.

Plitvice:
İrili ufaklı 16 göl ve nefes kesici şelalelerin oluşturduğu Plitvice Milli Parkı, Hırvatistan’ı ziyaret edenlerin görmeden dönmediği doğal güzelliklerden biri. Bahar aylarında ziyaret edilmesi önerilen Plitvice Milli Parkı, turkuaz renkli göllerin yer yer şelaleler ile dolduğu muhteşem bir atmosfere sahip. Dik yamaçlara sahip bir kanyonda bulunan milli parkta isterseniz teknelerle gezebilir ya da doğa yürüyüşü yapmayı seviyorsanız bir rehber ile yürüyerek keşfe çıkabilirsiniz.

PAYLAŞ:

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA

İKLİM

Akdeniz iklim kuşağı içindedir. Ülkenin kuzeyinde kıtasal iklim yaşanırken, Adriyatik sahilinde Akdeniz iklimi hakimdir. Yazları sıcak, kışları ise özellikle ülkenin kuzeyinde oldukça soğuktur.

PAYLAŞ:

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA

FESTİVALLER

Önemli Festivaller

-

  • Petrcane Airbound Müzik ve Dans Festivali (Temmuz)
  • Sibenik Uluslararası Çocuk Festivali (Haziran)
  • Dubrovnik Libertas Film Festivali (Mayıs)
  • Zagreb Animafest Animasyon Filmler Festivali (Haziran)

PAYLAŞ:

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA

MUTFAK

İklim ve coğrafi konumunun da etkisi ile Hırvat mutfağında deniz ürünleri geniş yer tutmaktadır. Ayrıca bölgeden bölgeye değişen lezzetli yemekler iç kesimlerde kendisini daha çok kırmızı ete bırakır. Yemeklerinde fazla baharat kullanmayan Hırvatların en ünlü yemeği, bir giriş yemeği ya da tatlı olarak servis edilebilen "Strukle"dir. Zeytinyağlılar da oldukça popülerdir. Hırvatistan zeytinyağı dünyanın en iyi zeytin yağları arasında gösterilir. Hırvat mutfağında peynirin de yeri çok büyüktür. Özellikle Pag adasında üretilen ve dünyaca ünlü Paski sir peyniri, bir başlangıç yemeği ya da yer yer bir atıştırmalık olarak servis edilir.

Eğer deniz ürünü yemek istiyorsanız Dubrovnik ya da Split’te uğramanızı tavsiye ederiz. Çünkü dünyanın en lezzetli istridyelerinin tadına ancak bu bölgede bakabilirsiniz.

PAYLAŞ:

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA

DİL

Nüfusun yüzde 96'sı Hırvatça konuşmaktadır. Bunun dışında kalan azınlık grubun konuştuğu etnik yerel diller de mevcuttur. Buna rağmen çorap, çizme, mamurluk, pekmez, şeker, yoğurt, cep, torba vb. gibi birçok Türkçe kelime Hırvat dilinde kendisine yer bulmuştur.

PAYLAŞ:

BENZERLİKLER

ALIŞVERİŞ YERLERİ

50% Complete

FİYATLAR

45% Complete

UZAKLIK

10% Complete

YEMEKLER

35% Complete

DİL

30% Complete

HARİTA